Bursa’da doğa arayanlara birkaç samimi öneri
Uzun zamandır Bursa’yı geziyorum. Her seferinde şunu fark ediyorum; şehir merkezinden sadece yarım saat uzaklaşınca bambaşka bir dünya açılıyor önünüzde. Bursa’da doğayla baş başa kalabileceğiniz mekanlar o kadar çok ki, hangisini önce yazsam diye düşündüm epey.
İlk gittiğimde dikkatimi çeken şey, yeşilin tonlarının hiç bitmemesiydi. Bir anda kendinizi ormanın içinde buluyorsunuz. Ara sıra kuş sesi, ara sıra rüzgarın ağaçlardaki uğultusu… İşte o an her şey duruyor.
Uludağ’ın sessiz köşeleri
Uludağ deyince akla önce kayak geliyor tabii. Ama yazın ve sonbaharda işler değişiyor. Teleferikle çıkıp da Kalabaköy tarafına doğru yürümeye başladığınızda, insan sesi neredeyse sıfır. Uludağ doğa yürüyüşü rotaları özellikle soft trekking sevenler için birebir.
Ben genelde Sarıalan’dan sonra devam edip, biraz daha ıssız olan patikalara sapıyorum. Yanınıza su ve atıştırmalık almayı unutmayın. Çünkü bir süre insan yüzü görmeyebilirsiniz. O sessizlik insana iyi geliyor, inanın.
Gölyazı’da zaman duruyor
Bursa’nın en romantik doğa kaçamaklarından biri kesinlikle Gölyazı. Uluabat Gölü’nün kenarındaki bu küçük yerleşim, özellikle bahar aylarında başka bir güzelliğe bürünüyor. Kuş sesleri, suyun yansımaları, eski Rum evleri…
Gölyazı Bursa dendiğinde çoğunun aklına sadece balık lokantaları geliyor ama ben size sabah erken saatte göl kenarında yürümeyi öneririm. Sis kalkarkenki manzara tarif edilemez. Fotoğraf makinesini de yanınıza alın derim.
Sarıot ve çevresindeki huzur
Şehrin gürültüsünden bıktıysanız Sarıot tam size göre. Burası biraz daha az bilinen bir cennet. Özellikle hafta içi gittiğinizde neredeyse kimseyi bulamıyorsunuz.
Yol kenarındaki küçük kahvehanede çayınızı yudumlarken, karşıdaki ormanlık alana bakıp derin bir oh çekiyorsunuz. Bursa doğa turizmi denince akla ilk gelen yerlerden değil ama bence en özel olanlardan.
Hamzabeğendi ve İnegöl yolundaki sürprizler
İnegöl tarafına doğru gittiğinizde, özellikle Hamzabeğendi mevkiinde muhteşem bir vadi açılıyor. Burası piknik sevenlerin de favorisi. Ama ben size sabah erken saatte veya akşamüzeri gitmenizi tavsiye ederim. Çünkü o saatlerde ışık inanılmaz güzel oluyor.
Yanınıza hafif bir battaniye alın, bir ağacın altına serin ve sadece dinleyin. Rüzgarın sesini, yaprak hışırtısını… Bazen en iyi terapi bu oluyor.
Kestel – Derekızık rotası
Derekızık köyü son yıllarda popüler olmaya başladı. Haklı da bir sebebi var. Köyün hemen üstündeki ormanlık alan hem kolay hem de çok keyifli yürüyüş rotalarına sahip. Özellikle sonbaharda renk cümbüşü yaşanıyor.
Bursa yürüyüş rotaları arayanlar burayı mutlaka not etsin. Köy kahvesinde mola verip, yaşlı amcalarla sohbet etmek de cabası. Onların anlattığı hikayeler bazen rotanın kendisinden daha değerli.
Orhaneli ve Karacabey Longozu
Karacabey Longozu’nu bilen az. Ama bilenler bir daha unutamıyor. Özellikle bahar ve sonbahar mevsimlerinde kuş sesleriyle doluyor her yer. Kanolarla geziyorsunuz, etrafınız tamamen sazlık ve ağaç.
Orhaneli tarafı da ayrı bir güzel. Dağların arasında kalan bu ilçede, özellikle Çalıca ve Akçalar bölgelerinde kamp yapabileceğiniz çok güzel alanlar var. Temiz hava, berrak gece gökyüzü… Ne ararsanız var.
Ne yapmalı, nelere dikkat etmeli?
Bu mekanlara giderken birkaç şeyi aklınızda bulundurun. Öncelikle hava durumunu kontrol edin. Bursa’da hava bazen dağlarda çok çabuk değişiyor. Yanınıza mutlaka bir yağmurluk alın.
Doğaya saygılı olun. Çöpünüzü yanınızda getirin. Özellikle az bilinen noktalarda tuvalet imkanı sınırlı, bunu da göz önünde bulundurun.
Ve en önemlisi; acele etmeyin. Bu yerlerin tadını çıkarmak için zaman ayırın. Fotoğraf çekmek güzel ama bazen telefonu cebe koyup sadece hissetmek daha da güzel.
Bursa’da doğayla baş başa kalabileceğiniz o kadar çok yer var ki… Bazıları çok popüler, bazıları ise hâlâ saklı. Hangisini seçeceğiniz tamamen size kalmış. Ama şunu söyleyebilirim; bu şehirden sıkıldığınızı hissettiğiniz her an, arabanıza atlayıp bu rotalardan birine çıkın.
İnanın döndüğünüzde kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Ben her seferinde hissediyorum. Belki bir dahaki sefere birlikte gideriz diye de düşünmeden edemiyorum.
Şimdilik bu kadar. Kendinize iyi bakın, doğadan kopmayın. Benzer bir başlığı ele aldığımız Keşfedilmeyi Bekleyen Muhteşem Yer içeriği de ilginizi çekebilir.