Bursa’nın saklı köyleri neden bu kadar özel?
Uzun zamandır yollara düşen biri olarak, Bursa’nın az bilinen köyleri beni her seferinde kendine çekiyor. Şehrin kalabalığından, tarihi çarşısından, hatta meşhur Uludağ’ından sıkıldığında insan nereye kaçar? Benim cevabım hep aynı: Göynük’e, Sıralı’ya, Cumalıkızık’ın biraz daha yukarısındaki kuytu köylere…
İlk defa Göynük’e gittiğimde dikkatimi çeken şey, zamanın burada nasıl yavaş aktığıydı. Sabahın erken saatlerinde köy meydanındaki yaşlı çınarın altında oturup kahvemi yudumlarken, sadece kuş sesi ve uzaktan gelen horoz ötüşü duyuluyordu. Tam bir terapi yani.
Sabah erken kalk, köyün ritmine ayak uydur
Bursa’nın az bilinen köylerinde bir gün, şehirdeki gibi alarm kurarak başlamaz. Köylüler gün doğmadan uyanır. Sen de onlara uyum sağlamak istiyorsan erken kalk derim. Özellikle Göynük ve Sıralı köylerinde sabah serinliğinde yürüyüş yapmak başka türlü güzel.
Köye vardığım ilk sabah, yaşlı bir amca “Oğlum gel bir çay iç” deyince reddedemedim. Bardak bardak demli çay, yanında da evde yapılmış cevizli ekmek… O an anladım ki, bu köylerde misafirperverlik hâlâ çok içten.
Köy kahvaltısı dediğin böyle olur
Şehrin lüks otellerindeki serpme kahvaltıları unut. Burada kahvaltı daha mütevazı ama çok daha lezzetli. Taze yumurta, köy peyniri, evde yapılmış reçeller, tereyağı… Hele bir de sıcak pideyle birlikte sunulursa, günün en güzel başlangıcı oluyor.
Ben özellikle Sıralı köyünde bir ailenin evinde yediğim menemenin tadını unutamıyorum. Domatesler o kadar lezzetliydi ki, “Bunu marketten almadınız herhalde” diye sordum. Teyze güldü: “Bahçeden oğlum, bahçeden.”
Doğa yürüyüşü ve keşif zamanı
Kahvaltıdan sonra köyün arkasındaki patikalara vur kendini. Bursa’nın az bilinen köyleri genellikle ormanla iç içe. Özellikle Göynük’ün üst tarafındaki kestane ormanları inanılmaz. Yürürken yer yer eski Osmanlı evleriyle karşılaşıyorsun. Bazıları restore edilmiş, bazıları ise doğayla yavaş yavaş bütünleşmiş halde.
Yol boyunca dere sesi hiç eksik olmuyor. Ara sıra rastladığın küçük şelalelerde ayaklarını suya sokup serinleyebilirsin. Ben genelde telefonumu kapatırım bu yürüyüşlerde. Zihnimi temizlemek için birebir.
Öğle yemeğinde yöresel lezzetler
Acıktığında köyün tek lokantasına ya da bir evin bahçesine otur. Bursa’nın bu köylerinde en çok severek yediğim şeylerden biri keşkek. Özellikle düğün ya da özel günlerde yapılır ama bazen önceden haber verirsen sana da yaparlar.
Bir diğer favorim ise odun ateşinde pişen tandır küfe. Yanında ayran ve salata ile mükemmel bir ikili. Fiyatlar da şehirdekine göre oldukça uygun. Genelde 2-3 tabak yemekle bir kişi 150-200 TL civarı ödüyor.
Köy insanlarıyla sohbet etmek en güzel kısmı
Bu köylerde en çok keyif aldığım şey, insanlarla muhabbet etmek. Özellikle 70-80 yaş üstü teyze ve amcalar inanılmaz hayat dolu. Bir tanesi bana “Evladım senin gibi gezen çok gördüm ama bu köyleri bilen az” demişti. Haklıydı.
Konuştukça eski Bursa hikâyelerini dinliyorsun. Nasıl değiştiğini, İstanbul’dan gelenlerin köyleri nasıl etkilediğini… Bazen de sadece susup çayını yudumluyorsun. O sessizlik bile insanı dinlendiriyor.
Öğleden sonra ne yapılır?
Öğleden sonra iki seçenek var: Ya köydeki eski camiyi, hamamı ziyaret edersin ya da biraz daha yukarıdaki mesire alanına çıkarsın. Ben genellikle ikinci seçeneği tercih ediyorum.
Çam kokusu arasında uzanan patikalarda yürümek, arada bir banka oturup manzaraya bakmak… Bursa ovasını kuşbakışı görebildiğin noktalar var. Özellikle sonbaharda renk cümbüşü oluyor.
Akşamüzeri köy meydanında vakit geçirmek
Güneş batmaya yakın köye indiğinde meydan hareketlenir. Yaşlılar toplanır, çocuklar koşuşturur. Birkaç genç de genellikle futbol oynamaya çıkar. Sen de bir kenara oturup izlemeni öneririm.
Bazı köylerde akşam ezanı okunurken ezan sesinin dağlarda yankılanışı çok etkileyici. O an telefonunu elinden bırak, etrafı sadece dinle. Bu hissi kelimelerle anlatmak zor.
Akşam yemeği ve dönüş hazırlığı
Akşam yemeğinde genellikle köyde kaldığın evin hanımı ne pişirdiyse onu yersin. Ben genelde etli yaprak sarması ya da nohut yemeğiyle karşılaşıyorum. Hepsi ev yapımı, hepsi çok lezzetli.
Yemekten sonra genellikle bir çay daha içilir, muhabbet uzar. Gece köylerde elektrikler erken söner. Saat 22:00 olduğunda birçok evde ışıklar kapanmış olur. Sen de erken yatıp sabah erken kalkmak istersen en doğrusu bu.
Bursa’nın az bilinen köylerine giderken nelere dikkat etmeli?
Öncelikle araç durumu önemli. Bazı köylere giden yollar oldukça virajlı ve dar. Özellikle yağmur sonrası çamur yapabiliyor. Kendi aracın yoksa Bursa’dan kalkan minibüsleri kullanabilirsin ama seferler sınırlı.
Yanına mutlaka rahat ayakkabı, su ve hafif bir mont al. Hava dağlarda ani değişebiliyor. Ayrıca köylerde ATM pek bulunmuyor, nakit para bulundurmakta fayda var.
En önemlisi de saygılı olmak. Bu insanlar seni misafir ediyor. Fotoğraf çekerken izin al, yüksek sesle konuşma, çevreye çöp bırakma. Küçük şeyler ama çok şey değiştiriyor.
Bir gün yetmez ki
Dürüst olayım. Bursa’nın az bilinen köylerinde geçirilen bir gün kesinlikle yetmiyor. İnsan bir kez gidince “Buraya tekrar gelmeliyim, daha uzun kalmalıyım” diyor. Ben de öyle yaptım. Artık yılın birkaç kez yolum oralara düşüyor.
Eğer sen de şehir hayatının gürültüsünden, ekranlardan, trafikten bıktıysan, bir hafta sonunu bu köylerden birine ayır. Göynük’ten başla mesela. Sonra Sıralı’yı, Taşpınar’ı, Dereköy’ü gör. Emin ol pişman olmayacaksın.
Belki bir gün seninle aynı çınarın altında çay içeriz. Kim bilir?